Hakîkat

Asıl olan durum ve şekil, gerçek, asıl. / Doğru olan şey, doğru.

Hakîkati bilmek.” “Hakîkate ermek.” Bu hakîkati gāyet iyi gören ve anlayan Evliyâ Çelebi Bursa’dan bahsederken “rûhâniyetli bir şehirdir” der (Ahmet H. Tanpınar).