Elle tutulur, gözle görülür durumda olan, somut. / Ayırt edilmiş, belirli hâle getirilmiş, belli, açık, vâzıh. / Tanınmış, belirlenmiş, teşhis edilmiş hastalık.
Benim mücerret nazariyelerime karşı muârızlarımın müptezel teşbihler ve müşahhas delillerle müdâfaa ettikleri tez bu câhil efkârıumûmiyeyi aldatabilirdi (Peyâmi Safâ).