Mahsur

Etrâfı kuşatılmış, muhâsara altına alınmış. / Sınırlanmış, sınırları belli edilmiş.

Muâsırlarımızdan birçokları (…) kendi muhîtimizde, kendi muhît-i milliyetimizde mahsur ve muhâfazakâr îtilâ edelim diyorlardı (Ömer Seyfeddin).